Yazar: 22:01 Analiz, Köşe Yazıları, Manşet Haberler • 4 Yorum

“Fidan” büyüyor “Bond” izliyor

Hakan Fidan..

Son zamanların en popüler istihbarat şefi. Onu CIA, Mossad gibi istihbarat teşkilatı şeflerinden ayıran ise üzerine atılan iftiralar ve gerçekleştirdiği büyük reform.

Hatırlanacağı üzere Fidan, daha MİT’in başına yeni geçtiği sıralarda İsrail’de bir rahatsızlık baş göstermiş ve Hakan Fidan’ı istemezük feryatları yükselmeye başlamıştı. Bunun Türkiye’de olması zaten alışılagelmiş bir şeydi. Lakin yabancı bir devlet’in buna tepki göstermesi enteresan görünüyordu.

O zamanlar durumun daha da tuhaflaşacağı belliydi. İsrail’den peşpeşe açıklamalar geliyordu. Bunlardan biri de o dönemki İsrail Savunma Bakanı Barak’ın sözleriydi. Barak: “Türkiye, dost bir ülke ve stratejik bir müttefik. Fakat son haftalarda İran destekçisi bir adam Türkiye Mossadının başına atandı. Onların elinde önemli miktarda sırrımız var. Son iki aydaki izlenimimiz, bu sırları İran’a açabilecekleri şeklinde. Bu da çok rahatsız edici.”

İsrail’den gelen en önemli açıklama Barak’ın bu sözleri oldu. Tabi o dönemde Türkiye’de ki kökü dışarda maşalarda boş durmadı. Hakan Fidan’ın Gülen cemaatinden olduğu oradan emir aldığı gibi iftiralar ortaya atıldı.

Belli ki MİT’in başına bir Anadolu delikanlısının geçmesini dış mihraklar kadar içimizdeki kökü dışarda mihraklarda hazmedemiyorlardı.

Dış mihraklar ve içimizdeki lobiler bu işi sessiz sedasız gizli görüşmelerle hallederiz ve Fidan’ı indiririz gibi bir yanılgının içine düştüler. Fakat bunun için çabaları boşa çıktı. Zira Türkiye Cumhuriyeti Devleti buna yanaşmadı aksine bu dayatmalara örtülü yollardan çok güzel cevaplar verildi.

Bir zamanlar Türkiye’yi istihbarat ajanlarının “staj” yeri olarak gören devletler, ajanlarının birbir yakalanıp belirli protokollerle sınırdışı edildiğini gördüklerinde ise Milli İstihbarat Teşkilatı’nın artık gerçekten “Milli”leşmeye başladığının farkına vardılar.

Buradan hareketle Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsız ve küresel bir güç olma stratejisinin ilk adımının MİT olacağını da kestirememişlerdi.

MİT, Hakan Fidan yönetimiyle birlikte içe kapalı kalma hedefini değiştirerek yapısında bazı değişikliklere gitti. Bu çalışmalara yönelik ise MİT birçok ülkede kendi masasını kurdu var olanları ise aktif hale getirdi.

Artık gözlerimiz sadece Türkiye’de değil aynı zamanda Avrupa ülkelerinde, ABD’de, Ortadoğu’da, Afrika’da ve Asya’da olmalıydı. Bu beraberinde MİT içerisinde bir reformda getirdi. Öncelikle MİT içerisine kümelenmiş olan Bond’lar temizlendi. Anadolu çocuklarına MİT içerisinde istihdam sağlandı.

Aynı zamanda MİT tarafından dünyanın çeşitli ülkelerinde yetiştirilen bazı isimlerde kadroya katıldı. Tabi ki bunların birçoğu gizli şekilde sürdürülmeye çalışıldı.

Bütün bu değişimler dış güçlerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne baskısını arttırdı. Lakin bu gizli saklı baskılar MİT tarafından yakalanan yabancı ajanların “koz” olarak kullanılması gibi bazı yöntemlerle bastırıldı.

Geçtiğimiz günlerde tekrar medya yoluyla karalama çalışmalarına dönen dış güçler, bunun ilk adımını Washington Post gazetesi yazarı David Ignatius’ın ortaya attığı bir iddia üzerinden başlattı. Ignatius’un iddiasına göre Ankara, İsrail-Türkiye ilişkilerinin en kötü olduğu dönem olan geçen yıl başlarında İsrail için çalışan İranlı ajanlardan 10 kadarının kimliklerini Tahran yönetimine bildirdi.

Bu iddianın ardından ise Jewish Press, Hakan Fidan’ı hadsiz bir şekilde tehdit etti: “Hakan Fidan bir sabah arabasında özel bir sürprizi hakediyor.”

Normal şartlarda kaale bile alınmayacak bu tehdit’e Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’ndan tepki geldi. Davutoğlu, “Kim bizim bir yetkilimizi tehdit etme cüretine sahip olabilir.” dedi.

Eskiden bazı devletler oyununu oynar bizde bu oyuna dahil olurduk. Fakat görüldüğü üzere bu saatten sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti de kendi oyununu kurmaktadır.

Umarız Türkiye Cumhuriyeti Devleti bundan sonra atılacak her iftiraya karşı gücünü gösterir ve yabancı istihbarat teşkilatlarının Türkiye’de gerçekleştirmeye çalıştığı fakat deşifre olan faaliyetlerini gözler önüne serer.

Eskiden biz James Bond’ları izlerdik onlar oyunu oynardı. Şimdi ise Fidan’lar büyüyor Bond’lar izliyor.

Ömer Can Talu

(Visited 22 times, 1 visits today)

Ömer Can Talu

Gazeteci-Yazar

Kapat
Yandex.Metrica