Yükleniyor...
Buradasınız:  Anasayfa  >  Manşet Haberler  >  Güncel Yazı

Mısır’ın Tencereleri

Tarafından   /  23 Ağustos 2013  /  11 Yorum

No Gravatar

Geçen gün Çavuş ile birlikte Çengelköy’deydik. Aniden ikimiz de boğazın kıyısında çay bahçesindeki radyonun sesine odaklandık. Bir müzik kanalı kısa haberler geçiyordu. Haber Mısır ile ilgiliydi; muhabir İngilizce anlatıyor, bizimkiler de çeviriyorlardı.
 
Çavuş benim ikizim. Biliyorsunuz Bing Bang sırasında birden her yeri kaplayan o sonsuz enerji saniyenin 64 milyonda birinde önce iki takıma ayrılıyor, bir grup bizim bu tarafa gelerek kainatı oluşturuyor, diğeri ise zamanda geri giderek başlangıç anının da ötesine geçerek anti kâinatı oluşturuyor. İşte Çavuş benim öbür kâinattaki ikizim. Her şeyimiz aynı ama o görünmüyor. Birbirimize dokunamıyoruz. Eğer temas edecek olursak o da yok olur, ben de. Bunu biliyoruz ama konuşabiliyoruz. Ben Çavuş’u doğduğum andan beri tanıyorum ama bilim adamları anti maddeyi daha yeni yeni tanıyorlar. Laboratuvarda üretilebiliyor ve anında ikizini bulup hem kendisi yok oluyor hem de ikizini yok ediyor. Yani sizin anlayacağınız Çavuş’la temas çok tehlikeli.
 
Ben habere yoğunlaşınca o da pür dikkat kesildi. Muhabir; “Mısır’da insanlar iki büyük kampa bölündüler ama bugün çok enteresan yeni bir şey oldu. Üçüncü bir grup oluştu” diyordu.
Kendi kendime söylenmişim, “nereden çıktı bu üçüncü grup, nasıl böyle birdenbire?”
 
Haber devam ediyordu:
Muhabir oluşan üçüncü grubun eylemlerini silahlı olarak yapmaya başladıklarını anlatıyordu.
Birden, “nasıl olabilir?” dedim,” İhvan’a bunca darbe, bunca zulüm hala devam etmekteyken onlar silahlı eylem yoluna girmemek için bu kadar kararlı olurlarken nasıl olabilir?”
Sonra işin aslı anlaşıldı. Meğer bunların silahları çaldıkları tencere tavalarmış. Ne Rabiacılara ne de darbecilere dahil olmak istemeyenler mesajlarını böyle iletmeye başlamışlar.
Haberi anlatan muhabir belli ki usta bir profesyonel; güzel bir kurgu hazırlamış, “bravo şu tencerecilere” dedirtiyor.
Çavuş’a döndüm, “sen neden kuşkulandın ki, gayet olumlu, onca can pazarının ortasında güzel bir yol bulmuşlar işte” dedim. Dedim demesine de cevabımı da aldım anında:
“Sen inandın mı?” dedi Çavuş sesini yükselterek, aç gözünü araştır biraz, görmüyor musun profesyonel işi bu” diye de çıkıştı; “anlamadın mı birileri İstanbul’daki tencereleri götürmüş, belli ki orada yıkayıp yine geri getirecekler.
“Olabilir mi?” diyerek kekeledim.
“Oldu bile, baksana uygulamaya başlamışlar…”
Bizim Çavuş çok kıvrak düşünür. Ve biraz da ters düşünür; huyu böyle… Ben onun geçmişini biliyorum o da benim henüz yaşamadığım geleceğimi biliyor.
“Bir, hatta on güne kalmaz İstanbul’un sokaklarında Mısır’da yıkanıp temizlenen tencerelerin tavaların sesini duyarsın” dedi bana.
“Sence kirlenen imajlarını mı temizliyorlar. Yakında atağa kalkacaklar da onun zeminini mi oluşturuyorlar?”
 
Cevap tek kelimeydi ve hiç gecikmedi:
 
EVET…
 
Çavuşun komplo teorisine göre Gezi tipi olaylar yeniden canlandırılmak isteniyor. Tencere tava da yine fon müziği olacak. Bu kez Mısır’daki olaylar sebebiyle tepki gösterenlerin olacağı da hesaplanıp böyle bir düzenleme düşünülmüş. En azından eskiden hiçbir şeyden habersizce “tak tuk” tencere çalanlar vicdan azabı çekerek “yahu biz ne yapıyoruz” deyip bu kez zorlanırlarsa onlara bir rahatlık olsun diyerek yine Mısır’dan olumlu bir örnek sunulmak istenmiş. En azından bizim Çavuş böyle düşünüyor.
İkizim Çavuş bende cevap verecek hal bırakmamıştı. Tuttu bir de iddiasını bilimsellikle destekledi ve ben iyice sustum kaldım.
“Sen biliyor musun?” dedi, “doğal olaylar yapay olanından nasıl ayırt edilir?”
Tam istatistiksel dağılımla diyecektim ki hemen lafa girip beni hiç konuşturmadı.
“Mars’daki şekillerin doğal olmadığını Nasa uzmanlarına düşündürten şey işte bu” dedi. “Cetvelle çizilmiş gibi düzgün bir çizgi, bir çizen olduğu şüphesini ortaya koyar. İstatistiksel dağılımda böyle bir düzenlilik olamaz. Kuantum fiziğinin temeli belirsizlik ilkesidir. Doğal yapılar ihtimal ile ayırt edilirler.
“Tencereye nasıl bağlayacaksın?” diye sorabilmeyi başarmıştım ki, makinalı tüfek gibi devam etti:
“Tencereye tavaya bağlandı bile dedi. Sadece sen farkında değilsin.
“Affet” dedim, “akşam çok sıcaktı, terden uyuyamadım. Bir sağa döndüm bir sola, bugün beynim pek çalışmıyor, biraz açar mısın?”
“Bak kalemle dümdüz çizilmiş gibi sınırları olan bazı devletler var ya işte böyle net ve aniden başladı bu tencere tava çalma işi ve bir ay devam edip sanki bir yerlerden emir gelmişçesine aniden bıçak gibi sesler kesiliverdi. İstatistiksel değer hiç vermedi.”
“Yani?…” dedim.
Yani giderek zayıflama gösterip sona ermeliydi, öyle olmadı. Bugün akşam her yerde tangır tungur çaldılar. Yarın her yer sus pus oldu. Mısırda da birden başlatıldı öncesi hiç yoktu.”
“Bravo” dedim, “beni geçtin sen. Durma, hemen bir kitap yaz. Senin kitabın çok satar, hatta patlar.
Çavuş haklı olabilir mi diyerek eve gelinceye kadar hep düşündüm ama işin içinden çıkamadım. Sonra birdenbire aklıma üşüşenlerin yoğunluğuyla irkildim.
Ergenekon cezalarının açıklandığı günlerde sarf edilen bir sözü hatırladım; “bu sonbahar hayli sıcak geçecek hazır olun” gibi bir şeydi. Daha sonra Gezi eylemlerine tam destek olan bazılarının Mısır’daki darbeyi devrim olarak yorumlayıp alkışlamalarını da hatırladım.
Öyleyse Mısır’da akan bunca kanı devrimciler devrimci şiddet gereği akıtıyor olmalıydılar.
Bizim Çavuş’a göre de Mısır katliamı sebebiyle kaybedilen haklı zemin bir manipülasyon hareketiyle etkisizleştirilmek isteniyordu.
Bu kadarını beklemiyordum. Eğer Çavuş haklı çıkacak olursa ki, bunu yakında anlayacağız; çok vahim bir gerçekle yüzleşmemiz gerekecek. Hem Mısır’ı hem de ülkemizi aynı merkezin tasarladığı özgürlük eylemleri şekillendiriyor olacak.
Bitti sanılan Gezi tarzı eylemler tekrar başladığında Mısır’da yıkanan tencereler tavalar İstanbul sokaklarının fon müziği olurlarsa, yeşillik, özgürlük sesleri global emperyalist mihraklara yönelmesi gerekirken milli karakterdeki kendi yönetimlerimize yönelirse artık ben de olan bitene hiç şaşırmayacağım.
Allahtan Çavuş var da geleceği biliyor ve beni uyarıyor…
Tencerelerden tangır tungur sesler geldikçe Mısır’da üçüncü temiz bir hareket filizlendiğine ben bile neredeyse inanacaktım…
 
 
Serhat Ahmet Tan

11
Kimler Neler Demiş?

avatar
11 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 Takipçiler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorum dizisi
5 Yorum yazarları
U. Ahmet BekkiEmre Başpınarmemet avcimehmet gçnsalih ateş Son yorum yazarları
  Takip  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
salih ateş
Ziyaretçi
salih ateş

tebrik ederim serhat bey,güzel bir analiz olmuş,1435 i unutma sakın:)

mehmet gçn
Ziyaretçi
mehmet gçn

bana göre istanbulun sahipleri buna fazla izin vermez ama ülkeyi idare edenler ve önemli yerlerde bulunanlar çok dikkatli konuşması gerekir bu tencre tava eylemleri benim oturduğum yerde çok gürültülü oldu hoş bir şey değildi sessiz yığınlar sakin olmalı çünkü istedikleri agrasif ortam yaratmak ve milleti sokağa düşürmek birbiriyle kırdırmak ama benim görüşüm tutmayacak beceremeyekler çünkü gene haksız duruma düşecekler her zamanki gibi bu el gene yalan yanlış haberler ortaya yayacak bu yalan ortaya çıkacak yakın tarihimize baktığımız zaman 10 yılda bir ülkemizde kısır döngü gibi birşeyler oluyor bende bu kısır döngü bu 2 sene içinde kırılacak ve bir daha eskisi… Devamını Oku »

memet avci
Ziyaretçi
memet avci

ürprdim doğrusu keşke herkes çavuşuyla olabilse ve çavuşlar birbirlriyle iletişim kuruyorsa o halde hiç bir şey gizli kalmaz yani bu tencereleri kim nerde kalaylıyor veya namluya kim mermi sürüyordan tut katil,hırsız vs.

Emre Başpınar
Ziyaretçi
Emre Başpınar

Çavuşa selam, Serhat baba ile yola devam. Yolunuz açık olsun, iyi ki bu ülkede doğru bilgileri bir araya getirip dünü yorumlamamıza, bugünü anlamamıza ve geleceği tahmin etmemize yardımcı olan insanlar var. Serhat Bey, ” Yakında siz Rumlar’la emin bir sulh yapacaksınız. Sonra siz gaza edeceksiniz. Onlar da gerinizde sizin gaza ettiğinize düşman olacaklar. O harpten muzaffer çıkacak ve ganimet alacaksınız. Sonra yeşil bir ovaya konacaksınız. Orada bir Rum neferi salibini kaldıracak ve diyecek ki: “Haç galip geldi.” Ona müslümanlardar biri karşı koyup, kendisini öldürecek. Bunun üzerine Rumlar muahedeyi bozacak ve gadredecek. Büyük muharebeler olacak. Sizin için toplanacaklar ve seksen sancak… Devamını Oku »

U. Ahmet Bekki
Ziyaretçi

Çavuşa SELAM!; Güzel bir başlangıç: Yuzuklerin Efendisi.. bu arkadasların el kitabi… bizler ork’lar… hani hatirlayin yeni versiyonlari daha guclu amblemleri beyaz bir neydi? EL. R4bia. ilk filmin sonunda baroniyi saglam yedik oklarla…. yuzuk kardesligi bozuldu 🙂
su an gandalf kendi ejderi ile savasiyor, ancak biz bir kale sehri almayi dusunurken dogu dan gelecek rus arkadaslarla… hatirlayin agaclarla verilen savas….

3. bolum hayalet savascilar…. soyle uyandırayim : PROJECT BLUEBEAM. Arastirin.

bu arada matrix hala vizyonda LSD ile insan avi devam ediyor sehirlerde…

siz siz olun suya atlamayin! yoksa dokuz senede bir biliyorsun…

Emre kardesim bu donemde savas her an her yerde.4

U. Ahmet Bekki
Ziyaretçi

Ek olarak bakınız GDO, Mel Gibson _Signs, ?.?.2012 Apocalypto. Babazula Kısaltmalar 😉

U. Ahmet Bekki
Ziyaretçi

https://eksisozluk.com/project-bluebeam—2111746 niels bohr kofti anarşist isimli kisinin 27.06.2010 10:11 tarihli girisi: mavi isin projesi (project blue beam) selam selam bu bilgiyi okumadan önce sunu anlamanizi istiyorum, dünya üzerinde iki tür insan vardir! acik ve kapali görüslü olan. görüs acisi parasüt gibidir, ne kadar genis olursa o kadar yumusak inersiniz. bu bilgi %100 gercek ve suan carklarida zaten dönmekte. bu yaziyi “sonuna” kadar okuduktan sonra hayata olan bakis aciniz 360° degisebilir. yazi “gercek” olan hayati ele almaktadir ve rüyalar aleminde kredi kartlari ile bogusan, alem yapan ve umrumdami dünya diyen kesmi ilgilendirmemektedir. sadece 1000de 1lik bir kesim bu yaziyi anlayacaktir. eger… Devamını Oku »

Emre Başpınar
Ziyaretçi
Emre Başpınar

İlluminati kartları ve Gelenler belgeselinde bu meseleler anlatılıyor Ahmet kardeşim. Uzun yazı ve alıntının tamamını okudum. Güzeldi. Bu projelerle Hadis-i şerifler arasında bir bağlantı kurduğumuzda belirli bir aşamaya kadar evet ama belirli bir aşamadan sonra Müslümanlar üzerinde hakimiyet kuramayacaklarını görüyoruz. Projelerinin önemli bir kısmını gerçekleştirdiklerinin farkındayım. Bende anlattıklarına tamamen katılıyor hatta yiyeceğim besinlerin doğallığından kullandığım ilaçlara kadar hepsini uyguluyorum. Suni depremlerin de farkındayım ki son dönemde Türkiyede yaşanan depremlar ki özellikle Van depreminin yapaylığının farkındayım. Hatta o dönemlerde türk ordusu kuzey Irakta büyük bir operasyona hazırlanıyordu. Bende bu Haarp teknolojisi ve suni depremler konusunu araştırıyordum. bu adamlar bize cevap vermek… Devamını Oku »

U. Ahmet Bekki
Ziyaretçi

Deccalin Hiziri iki ye bolmesi, simdi sorulan soru? Verdigimiz ve verecegimiz cevap? Artik 7 uyurlarin uyandigi vakitiir diye dısunuyorum. simdi bu tekrar dirilmede verecegimiz cevap belli. La ilahe, illALLAH! sair cok guzel beslamıs satırlarina..: Hic dusundunuz mu istiklal marsinin il Kelimesini? Korkma! Nicin bu kelime ve ardindan safaklardaki AL sancak?… insanlik… bence anladigimizi genclere sevdikleri kanallardan aktarabilme yetenegimizi gelistirmeliyiz acilen… bunun icin sanat reklam vs. gibi alanlarda varolabilmek ve uretkenlik sergileyebilmek gerek… Allah sonumuzu hayir etsin… Bu sitenin adi bana matrixteki anahtarciyi hatirlatti 🙂

Emre Başpınar
Ziyaretçi
Emre Başpınar

Aslında bana da ilk girdiğimde onu hatırlatmıştı 🙂

U. Ahmet Bekki
Ziyaretçi

Bu arada iki kuleden biri Misir dusmustur! İstanbul icin ugresiyorlar. En son olarak arap yarim adasinda topraga batma yaklasiyor amaclari KABE yi yok etmek. cunku bu yapraklarin kitabinin gucu nesillere kabe ile aktarilmaktadir. yakında uzaylilar gelecek 😉 Buyuk kargalar ile insanlarin bilinclerini baltalamak bunu sonucunda iradelerini kirmak…. 2012 maya takvimi aslinda som hacli sferlerinin baslangic tarihi imis. yasayarak ogrendik!

Bunlar da ilgini çekebilir

Yüzde 10 “Ses Kes”

Devamını Oku →